SON DAKİKA! ZİYA SELÇUK'TAN OKULLARIN AÇILMASI AÇIKLAMASI!

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, "15 Şubat'tan itibaren toplumun, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların durumuna baktığımızda okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var" dedi.

Bakan Selçuk, Ekonomi Muhabirleri Derneği (EMD) Yönetim Kurulu ile bir araya geldi. EMD Yönetim Kurulu Başkanı Turgay Türker'den derneğin çalışmaları hakkında bilgi alan Selçuk, salgın sürecinin Türkiye'de mesleki eğitimin gerçek kabiliyetinin çok net bir şekilde görülebilmesine imkan sağladığını belirterek, "Meslek liselerinin Ar-Ge merkezleriyle ilişkilendirilmesini sağladık. Yani, altyapısı güçlü olan yerlerde Ar-Ge merkezleri kurduk. Üniversitelerde, teknoloji enstitülerinde Ar-Ge merkezlerine biz alışkınız ama yaşanan gelişmeler, liselerde Ar-Ge merkezi kurulması konusunda aslında ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi" şeklinde konuştu.

"Biz bunun binlercesini, hatta yüz binlercesini yapabilecek kapasitedeyiz"

100 yıldan fazla müthiş bir birikimi olan okullar olduğunun altını çizen Milli Eğitim Bakanı Selçuk, "Salgın sürecinin ilk günlerinde, dünyanın tedarik sorunlarıyla adeta kilitlendiği o günlerde, bir meslek lisesi dijital solunum cihazı tasarladı ve üretti, üstelik çok kısa bir sürede. Bunlar derhal hastanelere, ilgili kuruluşlara sevk edildi ve bunlar hala tıkır tıkır çalışıyor. Biz bunun binlercesini, hatta yüz binlercesini yapabilecek kapasitedeyiz. Bu üretimler sadece solunum cihazıyla da sınırlı değil. Mesela meslek liselerimiz, N95 standardında maske üreten makinenin tasarımı ve üretimini de yaptı. Bunu da hayata geçirdik, üretimi zaten yapıyoruz. Bu dönemde meslek liselerimizin Ar-Ge çalışmalarıyla video laringoskop cihazı, ozon hava dezenfekte cihazı, yoğun bakım yatağı, hava filtrasyon cihazı, temassız kızılötesi termometre, video laringoskop cihazı, numune alma ünitesi, UV-C konveyör sistem ile maske üretiminde sterilizasyon cihazı, kumandalı ve zaman ayarlı UV-C ışınlamalı sterilizasyon cihazı, mobil UV-C robot sterilizasyon cihazı, taşınabilir mekanik solunum cihazı gibi çok sayıda ürün tasarlandı ve bu ürünlerin üretimi gerçekleştirildi" diye konuştu.

"1.3 milyon adet siperlik üretildi"

Salgının ilk başladığı süreçte dünyada maske tedarikinde büyük sıkıntıların yaşandığı günlerde meslek liselerinde 130 milyon, halk eğitimi merkezlerinde ise 164 milyon tek kullanımlık maske üretildiğinin altını çizen Bakan Selçuk, "Daha öncesinde elle ve tek makinede dikişler yapılırken, meslek liselerinde üretilen bu makineler sayesinde artık milyonlarcasını çok rahatlıkla üretebiliyoruz. Ama asıl o kritik dönemde ihtiyaç duyan ülkelere gönderilen maskelerin önemli bir kısmını meslek liselerimiz üretti. Tek kullanımlık tulum, önlük, siperlik, dezenfektan, kolonya ve daha pek çok hijyen ürününün üretimi gerçekleştirildi. Bunların milyonlarca litresi yani sadece yüzey dezenfektanı 8,5 milyon litre üretildi. 1.3 milyon adet siperlik üretildi. Bunların hepsi dağıtıldı" ifadelerini kullandı.

"Yapılan çalışmalar, altyapı ve vizyon çalışmaları, bu tür bir kriz durumunda bile riski yönetebilecek bir hale geldi"

Meslek liselerinin Covid-19 sürecinde etkin bir şekilde görev aldığına dikkat çeken Bakan Selçuk, "Bu durum, mesleki eğitimin dönüşüm çalışmalarının bir işaret fişeğidir ve bunun sadece salgınla ilgili olmadığını şuradan anlayabiliyoruz: 'Salgın gibi istisnai, yeni ve karşılaşılmadık bir durum geldiğinde meslek liseleri buna nasıl tepki verecek' diye baktığımızda salgından önce başlattığımız dönüşüm süreciyle birlikte yaptığımız hazırlıklar, yasal düzenlemeler, altyapı çalışmaları bunu çok kolaylaştırdı. Sonuçta demek ki yapılan çalışmalar, altyapı ve vizyon çalışmaları, bu tür bir kriz durumunda bile riski yönetebilecek bir hale geldi" dedi.

"Cumhuriyet tarihinde görülen bir şey değil"

Meslek liselerinin LGS'de yüzde 1'lik dilimden öğrenci aldığını dile getiren Bakan Selçuk, "Bu, Cumhuriyet tarihinde görülen bir şey değil. Otellerin, fabrikaların, organize sanayi bölgelerinin içindeki iş garantili ve iş öncelikli okulların yüzlercesini açmış olmamızın sonucunda meslek liselerine tercihte bir sene içerisinde öğrenci sayısında yüzde 63-64 oranında artış oldu. Kendi tercihiyle gelen çocuk diye bir şeyden söz ediyoruz artık, yani mecburi olarak meslek lisesine gidiyorsun değil de yüzde 64 bir artıştan söz ediyoruz. Buradaki artış toplumda usta öğreticilerin, öğretmenlerin, öğrencilerin, okul yöneticilerinin salgın döneminde adeta bir milli seferberlik gibi bu sürece destek vermeleri bir psikolojik atmosfer, yani bir ruh oluşturması sonucunda gerçekleşti. Eğitim iş hayatını, ekonomiyi, sektörleri takip ediyor; sektörün nabzını tutuyor, ekonomik göstergelerin analizini yapıyor ve nerede neye ihtiyaç var bunları kontrol edip yatırımlarını buraya yöneltiyor. Böyle bir yapıya doğru yöneliş söz konusu" diye konuştu.

"15 Şubat'tan itibaren okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var"

Kademeli eğitimin 15 Şubat'ta nasıl başlayacağı konusundaki soru üzerine de Bakan Selçuk, şunları söyledi:

"Bu sorunun bir kısmı Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun uygulama takvimiyle alakalı bir konu, bir kısmı da Milli Eğitim Bakanlığının alması gereken tedbirlerle ilgili. Milli Eğitim Bakanlığı açısından baktığımızda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Biz; toplumu, aileleri, çocukları araştırma temelli izliyoruz. Sahada yüzlerce araştırma yapıldı ve bunu da yayınladık. Bu araştırmalar bize gösteriyor ki bizim okulları bugün kapatmamız bugünün problemi değil, gelecek yılların da problemi haline geliyor. Türkiye, OECD ve Avrupa Birliği ülkeleri içerisinde okullarını en fazla süre kapalı tutan ülkeler arasında başlarda geliyor. Biz bunu daha kontrollü olabilmek, riski daha iyi yönetebilmek için yaptık ve bugün de bunun doğru bir karar olduğunu görüyoruz. Ancak 15 Şubat'tan itibaren toplumun, ailelerin, annelerin, babaların, çocukların durumuna baktığımızda okulların artık mümkün olduğu kadar daha yüksek bir kapasiteyle açılması gerektiği noktasında bir kararlılığımız var. Bunu da ilgili tüm kuruluşlarla ve ortamlarda paylaşıyoruz, paylaşacağız. Bu anlamda literatüre ve uygulamalara baktığımızda, elbette küçük yaşların riski daha az. Okul, tümüyle kontrollü bir ortam. Hem öğretmenler hem öğrenciler çok kontrollü bir biçimde belli kurallara dikkat ederek orada bulunuyorlar. Yani okulda bir çarşıdaki, pazardaki ya da sokaktaki gibi karmakarışık ya da kontrolsüz bir ortam yok. Okullardan kaynaklanan durumu da günlük olarak izledik, çocuklarımızı da izliyoruz."

"Hazine ve Maliye Bakanlığımıza geçtiğimiz dönem sağlanan bu vergi kolaylığının bu dönem de sağlanması yönünde tavsiye görüşümüzü bildirdik"

Selçuk, pandemi döneminde özel okullarda yüzde 8'den yüzde 1'e indirilen KDV oranının aynı şekilde devam edip etmeyeceğine yönelik soruya da, "Özel öğretim kurumlarımız da Milli Eğitim Bakanlığı'nın asli unsurudur. Bu kurumlarımızda yaşanan sorunlar bizim sorunumuzdur. Başta özel öğretim kurumlarımızdaki evlatlarımızın eğitim süreçlerinin devamlılığı, öğretmenlerimizin ve çalışanlarımızın istihdam koşulları açısından buradaki finansal durum da kritik önem taşımaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığımıza geçtiğimiz dönem sağlanan bu vergi kolaylığının bu dönem de sağlanması yönünde tavsiye görüşümüzü bildirdik" yanıtını verdi.

Görüşmede EMD Başkan Yardımcısı Hazal Ateş, Yönetim Kurulu üyeleri Hüseyin Tunçay, Güliz Demircan Yücel, Erdinç Çelikkan, Gülşen Coşkun ile Sadettin İnan da yer aldı. Türker, Bakan Selçuk'a EMD'nin yayınladığı "Ekonomi, Siyaset Medya: Başkalaşımın Öyküsü" kitabını hediye etti.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
MEHMET 2 1 ay önce

İYİ AKŞAMLAR, ALTLARINI ÇİZEREK BELİRTMEK İSTEDİĞİM 2 ADET KONULAR VAR. SINIFTA FİİLEN DERS YAPAN ÖĞRETMENLER'İN SESİ OLMAK İSTEDİĞİNDE YİM.
1) NÖBET GÖREVİ: NÖBET ESNASINDA; NÖBETÇI ÖĞRETMENİN, NÖBET MAHALLİNDE VUKUU BULAN BİR HADİSE'YE MÜDAHALE YETKİSİ ASLA YOK TUR. MÜDAHALE YETKİSI; KENDİSİNİ BİR KAŞIK SUDA BOĞMAK İÇİN FIRSAT KOLLAYAN OKUL YÖNETİCİLERİNDE DİR. BİR OKULDA; PSİKOLOJİK DANIŞMAN VEYA OKUL YÖNETİCİLERİ'NİN BİR YAKININA SALDIRIDA BULUNAN ÖĞRENCİ İLE İLGİLİ OLARAK: PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR VE OKUL YÖNETİCİLERİ, ÖĞRENCİ LEHİNE BELGELER DÜZENLEMEK ZORUNDADIR LAR. SAAT 09:00 - 09:30 ARASI OKULA GEÇ GELEN VE SAAT 15:00 OLDUĞU AN HEMEN OKULDAN AYRILAN PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR, YEMEK YEDİKLERİ ZAMANDA BİLE 'EK DERS ÜCRETLERİ' ALMAKTA DIRLAR. NÖBET GÖREVİ ÜCRETLİ DEĞİLKEN NÖBET TUTMAYAN HIRSIZLAR, NÖBET GÖREVİ; ÜCRETLİ OLDUĞU ZAMAN NÖBET TUTMAK İÇİN YARIŞA GİRDİLER. YORUMU SİZLERE BIRAKIYORUM. ONLARA 'HIRSIZ' DİYEREK ARGO MU KONUŞTUM, YOKSA HIRSIZLARA KÜFÜR MÜ ETTİM ? ONLAR, KARAR VERSİNLER.HANİ 'EK DERS ÜCRETİ" FİİLEN DERS YAPAN KİŞİLERE ÖDENMEK ZORUNDA İDİ. PEKİ, OKULLARIN AÇIK OLMADIĞI BU DÖNEMDE; 'EĞİTİM YERİNE GEÇEN GÜNDÜZ GÖREVİ" OLARAK ÇAY, KAHVE İÇMEK Mİ NİTELENİYOR ? KAPKAÇÇILAR'IN MESLEKLERİ BİR NEVİ RESMİ OLARAK RESMİLENDİRİL MİŞ.

Avatar
Arda 1 ay önce

Milleti mahvettiniz not not diye açın okulları da bari sınav yapıp doğru dürüst not verelim.Tabi o koltukta siz uğramıyor musun velilerle

Avatar
Yoruma bak 1 ay önce

Yine "ailelerin, annelerin, babaların durumu" diye başlamış sözlerine Sayın Bakanım. Yani bakıcı lazım, çocuklar evi ayağa kaldırdı demek ki.

Avatar
MEHMET 2 1 ay önce

İYİ AKŞAMLAR, MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI'NDA; İSİMLERİ BELİRSİZ VELİLERİN İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA KARAR ALINIR, VE ALINAN KARARLARIN ÇOĞU BİZZAT FİİLEM GÖREV YAPAN VE ÜNVANININ GETİRDİĞİ MALİ HAKLAR BİRCÖK SÜLÜKLER TARAFINDAN KULLANILAN 'ÖĞRETMENLER'İN ALEYHİNE DİR. ŞU ANA DEĞİN, YAPILAN UYGULAMALAR İLE İLGİLİ OLARAK 'FİİLEM ÖĞRETMENLİK YAPAN ÖĞRETMENLERİN GÖRÜŞLERİ ALINMAMIŞLAR DIR. BİR VELİ, 'ÇOCUĞUMA ŞİDDET UYGULADI.' DİYE İHBARDA BULUNUR. KAN EMİCİ ÖĞRETMEN KÖKENLİ YÖNETİCİLER, VE O ÖĞRETMENİN YAPTIĞI DERSTEN BEDAVA 'EK DERS ÜCRETİ' ALAN MÜFETTİŞLER, CELLAT GİBİ ÖĞRETMENİN ÜZERİNE ÇULLANIR. PEKİ; O VELİ, COCUĞUNA EĞİTİM VE ÖĞRENİM VEREN ÖĞRETMEN'E BU KADAR KİNLİ İSE, ÇOCUĞU: OKULDA NE EŞKİYALIKLAR YAPIYOR DUR ? OKUL MÜDÜRLERİ'NİN CESARETLERI VAR İSE, ÖĞRETMENLERİN DERSLERİNE BİR ADET AVUKAT İLE VE MÜFETTİŞLER İSE ÜNLÜ SORUŞTURMALARINI: AVUKATI OLAN BİR ÖĞRETMEN'E YAPSINLAR. HANGİ SORUŞTURMANIN SONUNDA; ÖĞRETMEN KÖKENLİ OKUL YÖNETİCİLERİ VE DENETMEN VEYA DENETÇİLER, ASILSIZ İDDİA SAHİBİ VELİ'YE KARŞI YETKİLERİNİ KULLANARAK DAVA AÇMIŞLAR DIR ? KÖPEKLER, BİLE KENDİSİNİ BESLEYEN KİŞİYE SALDIRMAZLAR. ANCAK, ÖĞRETMEN KÖKENLİ OKUL YÖNETİCİLERİ, DENETMEN VE DENETÇİLERDE BİR KÖPEĞİN SAHİP OLDUĞU KADAR VİCDAN YOK TUR.