Sınıf yönetiminde başarısız olan öğretmen, memur olarak atanabilir mi?

Dava konusu olayda, "Felsefe Öğretmeni" olarak görev yapan davacı hakkında; idareci, öğretmen ve öğrencilerle sıkıntılar yaşadığı, yaşadığı sıkıntılar nedeniyle görevini sağlıklı bir şekilde yerine getiremediği, branşında zorluklar yaşadığı, dersini planlayamadığı, felsefe dersi deneme sınavlarının net oranlarının düşük olduğu, ölçme ve değerlendirmeyi amacına uygun olarak gerçekleştiremediği, sınıf yönetiminde başarısız olduğu hususları ile ilgili yürütülen soruşturma sonucunda disiplin yönünden kınama cezasına verilirken, idari yönden ise memur kadrosuna ataması yapılmıştır.

İlk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, idare tarafından yürütülen işlemin hukuka uygun olduğuna karar vermiştir.

Temyiz sonucunda Danıştay İkinci Dairesince bakılan davada; davacı öğretmeninin mesleğini icradan mahrum bırakılmasına yetecek ağırlıkta tespitlerin yer almadığı, bazı idareci, öğretmen ve öğrencilerin şikayetleri bulunmakla birlikte doğrudan davacının mesleki yetersizliğini ortaya koyan somut tespitlerin bulunmadığı, ders denetimlerinde davacının mesleki olarak yetersiz kabul edilmesinin nasıl bir değerlendirme ve tespit sonucu elde edildiğinin ortaya konulamadığı, ayrıca dava konusu işlemin dayanağı raporda, disiplin yönünden davacıya kınama cezası verilmesinin önerildiği; kınama cezasını gerektiren bir fiilin, idari yönden bu kadar ağır sonuçlara bağlanmasının da ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varılarak kararı bozmuştur.

T.C.

D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No : 2019/537

Karar No : 2021/94

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : .

VEKİLİ : Av. .

KARŞI TARAF (DAVALI) : . Bakanlığı

VEKİLİ : Av. .

İSTEMİN KONUSU : . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Dava; Giresun ili, . Anadolu Lisesinde "Felsefe Öğretmeni" olarak görev yapan davacı tarafından; hakkında yürütülen soruşturmaya dayalı olarak hizmet sınıfının değiştirilmesi suretiyle Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine "Memur" olarak atanmasına ilişkin . günlü, . sayılı işlemin iptali istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : . İdare Mahkemesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunda, aynı okulda görev yapan okul müdürü, müdür yardımcısı, öğretmenler, öğrencilerin ifadelerinin alındığı, bu ifadelerde özetle,"Veli toplantısında davacının diğer öğretmenler ile tartıştığı, öğrencilerle iletişim sorunu yaşadığı, bazı öğrencilerin davacının dersi devam ederken sınıfı terkettiği ve davacının bu durumdan haberinin olmadığı, öğrenciler arasında adil davranmadığı, sağlık problemleri olduğu, gereksiz olduğu halde fotokopi çıktıları aldığı, öğrencilerle astral seyehat ettiği, geceleri uçtuğu başka ülkelere ve mezarlığa gittiği yönünde dersle ilgili olmayan konulardan bahsettiği, ders konularını anlatmadığı, öğrenci velilerine karşı saygılı davranmadığı, genel olarak sakin olmakla birlikte bazı dönemler agresif olduğu, öğrencilerin sınav kağıtlarına göre not takdir etmediği, okul müdürü ile münakaşa ettiği, davranışlarının tutarsız olduğu, uyarılara aldırış etmediği" ifadelerine yer verilmiş olduğu, anılan raporun sonuç-kanaat ve teklif kısmında "davacının öğrenci, idareci ve velilerle sıkıntılar yaşadığı, bu sebeple görevini sağlıklı bir şekilde yerine getiremediği, branşında zorluklar yaşadığı, dersini planlayamadığı ve anlatamadığı, felsefe dersi deneme sınavlarının düşük olduğu, ölçme değerlendirmeyi amacına uygun olarak gerçekleştiremediği, sınıf yönetiminde başarısız olduğu fiilleri ile ilgili olarak disiplin yönünden kınama cezası ile tecziyesinin, idari yönden ise durumuna uygun başka hizmet sınıfına atanması'' şeklinde maarif müfettişlerince görüş bildirildiği, söz konusu tespit ve değerlendirmelere göre davacının 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ile getirilen ilke ve esaslara uygun olarak eğitim verme yeterliliklerini kaybettiğinin sübut bulduğu sonucuna ulaşıldığından, mevzuatına uygun olarak tesis edilen dava konusu işlemde kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin . günlü, E:., K:. sayılı kararında; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu belirtilerek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; gerekçesiz olarak verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının, Anayasa ve Uluslararası Sözleşmelere aykırı olduğu, dava konusu işleme dayanak olan soruşturma raporunun eksik düzenlendiği, öğrencilere yeterli eğitim verilmediği iddialarının asılsız olduğu, zira söz konusu dersin okul ortalamasının, Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu, öğrencilere düşük puanlar verilmediği, performansa göre hak edilen puanların verildiği, mesleki kariyeri ve daha önceki başarıları ile somut veriler dikkate alınmadan hizmet sınıfının değiştirildiği, sadece alınan ifadelere göre işlem tesis edilemeyeceği, başka bir okula görevlendirilme imkanı varken memur olarak atanmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması istenilmiştir.

KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : .

DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesi'nce; Tetkik Hakimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Başkan . ve Üye .'in; "2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'İstinaf' başlıklı 45. maddesindeki, '1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. ... 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir.' hükmü ile bahsi geçen Kanun'un, 6545 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle değiştirilen 'Temyiz' başlıklı 46. maddesindeki, 'Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir: ... c) Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları. ...' düzenlemesi uyarınca; Giresun ili, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, hizmet sınıfı ve kadro unvanı değiştirilerek Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine memur olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemin, yukarıda anılan Kanun'un 46/c maddesinde ifade edilen 'belli bir meslekten çıkarılma sonucunu doğuran işlem' olarak değerlendirilemeyeceği, anılan ifadeden meslek grupları için ilgili hukuki metinlerinde ayrıca düzenlenmiş olan 'meslekten ihraç' veya 'mesleki faaliyetini durdurma' cezalarının anlaşılması gerektiği, bu nedenle kararın temyiz yolu açık olmayan 'kesin' kararlardan olduğu sonucuna varılmakla, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmadığı ve davacının temyiz isteminin incelenmeksizin reddedilmesi gerektiği' yolundaki ayrışık oylarına karşılık, dava konusu uyuşmazlığın, 2577 sayılı Kanun'un 46/c maddesi kapsamında, temyize tabi olduğuna oyçokluğuyla karar verilerek işin esasına geçildi:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Dava dosyasının incelenmesinden; Selçuk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunu olan ve Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde tezli yüksek lisans eğitimini tamamlayan davacının, 1989 - 1998 yılları arasında . Üniversitesinde "Araştırma Görevlisi" olarak çalıştığı, 1998 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesine öğretmen olarak (ilk atama kapsamında) atamasının yapıldığı ve 17/10/2000 tarihinde istifa ettiği, tekrar açıktan ataması yapılarak 10/03/2009 tarihinde öğretmen olarak göreve başladığı, muhtelif şehir ve okullarda görev yaptıktan sonra, 29/01/2014 tarihinden itibaren Giresun ili, ... Anadolu Lisesinde çalışmakta iken, hakkındaki şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucunda, Maarif Müfettişlerince düzenlenen 28/04/2016 tarihli soruşturma raporu ile idari yönden getirilen teklif doğrultusunda . günlü, . sayılı dava konusu işlemle hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle Giresun İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine "Memur" olarak atanması üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT :

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71. maddesinin 2. fıkrasında; kurumların memurlarını meslekleri ile ilgili sınıftan genel idare hizmetleri sınıfına ve genel idare hizmetleri sınıfından meslekleri ile ilgili sınıfa, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle atayabilecekleri hükme bağlanmış, 76. maddesinin 1. fıkrasında da; "Kurumlar görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68. maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler." hükmüne yer verilmiştir.

17/04/2015 günlü, 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Hizmet Sınıfının Değiştirilmesi" başlıklı 58. maddesinin 1. fıkrasında, "Öğretmenlik görevini devamlı surette yapamayacakları resmi ve özel eğitim ve araştırma hastaneleri veya üniversite hastanelerince düzenlenen sağlık kurulu raporunda belirtilenlerden Sosyal Güvenlik Kurumunca raporu uygun bulunanlar ile haklarında yapılan denetim ve soruşturma sonucunda yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı tespit edilenler diğer hizmet sınıflarındaki durumlarına uygun kadrolara atanabilir." hükmü yer almaktadır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ile memurların hizmet sınıfının değiştirilmesi suretiyle farklı unvanlardaki kadrolara atanması konusunda idarelere takdir yetkisi tanındığı, bu yetki kapsamında kurumlarca tesis edilen atama işlemlerinin sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimine tabi tutulacağı, takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gerekleri gözardı edilerek kullanıldığının kanıtlanması ya da yargı mercilerince saptanması halinde bu durumun iptal nedenini oluşturacağı noktasında hukuken bir duraksama bulunmamaktadır.

Dava konusu uyuşmazlığa yönelik olarak, Giresun ili, ... Anadolu Lisesinde öğretmen olan davacı hakkında; idareci, öğretmen ve öğrencilerle sıkıntılar yaşadığı, yaşadığı sıkıntılar nedeniyle görevini sağlıklı bir şekilde yerine getiremediği, branşında zorluklar yaşadığı, dersini planlayamadığı, felsefe dersi deneme sınavlarının net oranlarının düşük olduğu, ölçme ve değerlendirmeyi amacına uygun olarak gerçekleştiremediği, sınıf yönetiminde başarısız olduğu hususları ile ilgili yürütülen soruşturma sonucunda; anılan fiillerin sübuta erdiği gözetilerek disiplin yönünden kınama, idari yönden ise Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 58. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 71/2. ve 76. maddeleri gerekçe gösterilerek durumuna uygun başka bir hizmet sınıfına atanmasının teklif edilmesi üzerine dava konusu işlem tesis edilmiştir.

Soruşturma kapsamında alınan tanık ifadeleri özetle; veli toplantısında, davacının diğer öğretmenler ile tartıştığı, öğrencilerle iletişim sorunu yaşadığı, bazı öğrencilerin davacının dersi devam ederken sınıfı terkettiği ve davacının bu durumdan haberinin olmadığı, öğrenciler arasında adil davranmadığı, sağlık problemleri olduğu, gereksiz olduğu halde fotokopi çıktıları aldığı, öğrencilere dersle ilgili olmayan konulardan bahsettiği, ders konularını anlatmadığı, öğrenci velilerine karşı saygılı davranmadığı, genel olarak sakin olmakla birlikte bazı dönemler agresif olduğu, öğrencilerin sınav kağıtlarına göre not takdir etmediği, okul müdürü ile münakaşa ettiği, davranışlarının tutarsız olduğu, uyarılara aldırış etmediği şeklindedir.

Öte yandan, davacı hakkında yapılan mucipli ders denetimi raporunda; 10. sınıf Demokrasi ve İnsan Hakları Dersi, 11. sınıf Felsefe Dersi, 12. sınıf Mantık Dersine ait yıllık planların yapıldığı, 12. sınıf seçmeli Felsefe Dersi yıllık planına ise ulaşılamadığı, yapılan incelemede, söz konusu planların Talim ve Terbiye Kurulunun 14/12/2009 günlü, 235 sayılı kararı ile kabul edilen programa uygunluğunun tespit edildiği; farklı sınıf ve zamanlarda yapılan ders dinleme ve izlemelerde, ünitelerin işlenmesinde öngörülen tarih ile derslerde işlenen konu içeriğinin bazı derslerde örtüştüğü, bazı derslerde ise örtüşmediği; ünitelendirilmiş yıllık planla ders defterinin uyumlu olduğu; derslerde öğretmen merkezli anlatım tekniğinin kullanıldığı, zaman yönetiminde verimli olamadığı; 2013, 2014 ve 2015 yıllarında yapılan LYS sınavı felsefe grubu derslerinde alınan puanların, Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu ve herhangi bir nedene bağlı bariz bir düşüş yaşanmadığı, ayrıca okulun kendi içinde uyguladığı deneme sınavlarından sağlıklı değerlendirme yapılabilecek sonuçlara ulaşılamadığı; okulda yapılan yazılı sınavlara yönelik incelemelerde, hazırlanan soruların bazılarının kazanımlarla örtüşmediği, öğretmenin yazılı esnasında sınav disiplinini sağlamakta zorlandığı, not verirken yazılı kağıdı ve cevap anahtarı arasında belirli bir standardının olmadığı; davacının, kısmen hazırlanarak geldiği, ders anlatımı esnasında öğrencilerle göz teması kurduğu, bazı derslerde akıllı tahtayı kullandığı ancak öğrencilerle sözel iletişim kurmaktan kaçındığı, ders disiplinini sağlamakta zaman zaman zorlandığı şeklinde tespitlerde bulunulmuştur.

Öğretmenler hakkında yürütülen idari soruşturmaya istinaden hizmet sınıfı değiştirilmek suretiyle görev ve unvan değiştirilmesi sonucunu doğuran atama işlemi tesis edilebilmesi için soruşturulan öğretmenin yetersizliği nedeniyle öğretmenlik görevini yapamayacağı hususunun sabit olduğunun kesin, yeterli ve her türlü şüpheden uzak, inandırıcı delillerle ortaya konulmuş olması gerekmektedir.

İşleme dayanak alınan soruşturma raporunun incelenmesinden; davacının mesleğini icradan mahrum bırakılmasına yetecek ağırlıkta tespitlerin yer almadığı, bazı idareci, öğretmen ve öğrencilerin şikayetleri bulunmakla birlikte doğrudan davacının mesleki yetersizliğini ortaya koyan somut tespitlerin bulunmadığı, ders denetimlerinde davacının mesleki olarak yetersiz kabul edilmesinin nasıl bir değerlendirme ve tespit sonucu elde edildiğinin ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır.

Kaldı ki, dava konusu işlemin dayanağı raporda, disiplin yönünden davacıya kınama cezası verilmesinin önerildiği; kınama cezasını gerektiren bir fiilin, idari yönden bu kadar ağır sonuçlara bağlanmasının da ölçülülük ilkesine aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacı hakkında tesis edilen işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,

2. . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen . günlü, E:., K:. sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 2/b fıkrası uyarınca BOZULMASINA,

3. Aynı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'la değişik 50. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ve yukarıda belirtilen hususlar da gözetilerek yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, kararı veren . Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/01/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

kaynak: memurlar.net

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.